Saç dökülmesi, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi olarak öne çıkmaktadır. Saç kaybı genellikle erkeklerle özdeşleştirilir fakat artık günümüzde kadınları hatta gençleri de etkileyen bir problem haline gelmiştir. Saç dökülmesinin nedenleri ve seçilecek tedavi yöntemleri kişiden kişiye farklılık gösteriyor olsa da, belirtileri ve seyri bakımından insanlarda hemen hemen aynı şekilde ortaya çıkan ve kolaylıkla teşhis edilebilen dökülme tipleri de bulunmaktadır.

Bu yazımızda sizlerle dünya genelinde en sık karşılaşılan 10 saç dökülmesi tipini paylaşacağız:

  • Androgenetik Alopesi
  • Alopesi Areata
  • Alopesi Totalis
  • Traksiyon Alopesi
  • Skatrisyel Alopesi
  • Telogen Effluvium
  • İnvolutional Alopesi
  • Alopesi Barbae
  • Anagen Effluvium
  • Alopesi Üniversalis

Androgenetik Alopesi

Androgenetik AlopesiErkek tipi saç dökülmesi olarak da bilinen ‘Androgenetik Alopesi’, hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen saç dökülme çeşididir. Genetik yatkınlığı olan kişilerde genellikle ergenlik döneminden sonra herhangi bir yaşta ortaya çıkabilen ve erkeklik hormonu olan androjenler tarafından tetiklendiği bilinen bu saç dökülmesi türünde saç kaybı, aşamalı olarak önce saç çizgisinin geri çekilmesi, sonra belirgin bir şekli takip ederek tepeye doğru ilerlemesi ve bölgenin zamanla seyrekleşip açılması ile kendini göstermektedir. Tepeden aşağı doğru da dökülme tipi görülebilir.

Androgenetik alopesi, 5 alfa-redüktaz enziminin testosteronu Dihidrotestosterona dönüştürmesiyle saç foliküllerinde yarattığı aşırı hassasiyet, zaman içerisinde köklerin beslenemeyip zayıflamasına, anajen yani büyüme evrelerinin kısalmasıyla da çap ve uzunluk itibariyle küçülmesine (saç minyatürleşmesi) sonra da dökülmesine neden olur. Daha ileri aşamalara gelindiğinde ise saç kökleri tamamen o bölgede bir daha çıkmamak üzere yok olabilmektedir. Önlenmesi ve tedavisi zor dökülme çeşididir, bu sebepten dolayı etkili çözüm kişinin saç ekimi yaptırmasıdır.

Alopesi Areata

Alopesi AreataDünyada yine en sık gözlenen ve erkek ile kadında eşit oranda görülen bu saç dökülmesi türünün, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini yabancı olarak görmesi ve saç foliküllerine saldırması sonucu ortaya çıktığı bilinmektedir. Nedenleri tam olarak tespit edilemese de bir otoimmün reaksiyonu olduğu düşünülen bu dökülme tipinde genetik faktörlerin, psikolojik ve fiziksel stresin rol oynadığı tahmin edilmektedir.

Aniden ortaya çıkan ve belli bir alanda yama halinde beliren bu dökülmeler, sadece kafa derisi ile sınırlı kalmayıp sakal bölgesini, kaşları veya vücudun kıl barındıran herhangi bir yerini etkileyebilmektedir. Kadınlarda kaş ekimi, erkeklerde de sakal ekimi bu tip durumlar için çözümdür. Tekrarlanabilme ihtimali olan Alopesi Areata için kesin bir tedavi yöntemi yoktur ama istisnai durumlar dışında dökülme genelde geçicidir ve bir süre sonra kişinin saçları yeniden büyümeye başlayacaktır.

Alopesi Totalis

Alopesi Areata saç dökülme tipinde olduğu gibi bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini yabancı olarak görmesi ve saç foliküllerine saldırmasının ileri safhasıdır. Saçın tamamının veya çok büyük bir bölümünün dökülmesiyle sonuçlanan Alopesi Totalis’in nedenleri yine aynı şekilde kesin olarak bilinmese de genelde stresten kaynaklandığı düşünülmektedir.

Saçlı deri ve vücut kıllarının tamamının kaybedilmesi durumu olan Alopesi Üniversalis’e kadar ilerleyebilecek olmasından dolayı insanların yaşamaktan en çok korktuğu saç dökülme tipi olarak öne çıkmaktadır. Kalıcı bir tedavi yöntemi yoktur ama genellikle bağışıklık düzenleyicilerin kullanımı tavsiye edilmektedir. Bunlar; Selenyum, A, B2 ve B6 Vitaminleri ile C Vitamini içeren bitkiler ve sebzelerdir. Örnek vermek gerekirse;  sarımsak, soğan, domates, havuç ve brokolidir.

Traksiyon Alopesi

Özellikle Afrikalı ile Amerikalı kadınlarda çok sık görülen ve zaman içerisinde gelişen bu saç dökülmesi tipinin en büyük sebebi sıkıca bağlanan at kuyruğu modelleri ve ince örgülerdir.

Saç köklerinin uzun süre aşırı çekilme ve gerilmeye maruz kalması sebebiyle travmatik bir saç kaybı olarak da tanımlanan Traksiyon Alopesi de görülen dökülmeler, saç çizgisinden başlayarak temporal bölgelere doğru ilerler ve kişide genellikle oval şeklinde saçsız alanların oluşmasına neden olur.       

Bu saç dökülmesi tipi tedavi edilebilir bir durumdur ama saçların bir daha bu kadar sıkı toplanmaması ve gevşek bırakılması gerekmektedir aksi takdirde daha ileri aşamalarda zarar görmüş saç köklerinin geri kazanılması mümkün olmayabilir.

Skatrisyel Alopesi

Hem erkek hem de kadınlarda her yaş grubunda görülebilen genetik geçiş göstermeyen bu dökülme türünde yaşanan saç kaybı, deride oluşan yaralanmalara bağlı olarak saç foliküllerinin çok ciddi hasar görmesinden kaynaklanmaktadır.  Saç kaybı yaşayanların %3’ü bu saç dökülmesi tipine maruz kalmaktadır.

Primer Skatrisyel ve Sekonder Skatrisyel olarak iki gruba ayrılırlar;

Primer Skatriyel Alopesi

Deride oluşan enflamasyona bağlı olarak saç foliküllerinin zarar görmesi ve neticesinde kalıcı olarak döküldüğü durumlardır. Nedenleri tam olarak bilinmemektedir.

Sekonder Skatrisyel Alopesi

Saç köklerinin travma, kaza ve enfeksiyon gibi ikincil sebeplerden dolayı yok olduğu durumlardır.

Diğer dökülme çeşitlerinde olduğu gibi saç köklerinin ölmesi ve dökülmesi ile sınırlı kalmaz, etkilenen saçlı deri bölgelerinde dökülme dışında yaralar halinde kırmızı kabartılar, kepeklenme veya sivilceler oluşabilmektedir. Kalıcı bir saç kaybı türüdür, önlenmesi ve tedavisi en zor dökülme çeşididir, bu sebepten dolayı en etkili çözüm kişinin saç ekimi yaptırmasıdır.

Telogen Effluvium

Kadınların en sık yaşadığı saç dökülmesi çeşitlerinden bir diğerdir. Kadınlarda genellikle doğum sonrası dönemde veya menopoza girildiğinde yaşanmaktadır. Diğer olası nedenleri arasında ise beslenme yetersizliği, psikolojik ve fiziksel stres, hormonal değişiklikler, ateşli hastalıklar ve kullanılan ilaçlar yer almaktadır.

İnvolutional Alopesi

Saçların, hem kadınlarda hem de erkeklerde yaşa bağlı olarak incelmesi ve kademeli bir şekilde azalarak döküldüğü doğal bir durumdur. Yaş ilerledikçe saç foliküllerinin sayısı ve yoğunluğu azalır. Büyüme hızları da yavaşlayan saç kökleri, saçı yeterince besleyemez hale gelir ve kısa bir süre içerisinde de dökülmesine neden olur.

Yaşam döngüsünün doğal bir evresi olan yaşlılıkta yaşanan bu saç dökülmesi türü kişilerde genellikle kaçınılmazdır. Ancak, erken dönemlerden başlayarak saçlara düzenli bakım yapılırsa dökülmeyi bir süre daha geciktirebilmek mümkündür.      

Alopesi Barbae

Alopesi Areata saç dökülmesi türüne bağlı olarak erkeklerde görülen ve sakal bölgesinde seyrelme halinde görülen bir dökülme çeşididir.  

Yavaş yavaş ilerleyebildiği gibi aniden de gelişebilen Alopesi Barbae’ye kesin olmamakla beraber, genetik veya otoimmün hastalıkların neden olabileceği öne sürülmektedir. Bazı durumlarda stres veya depresyon gibi faktörlerin de bağışıklık sistemini etkileyerek bu dökülmeyi tetiklediği ve hızlandırdığı düşünülmektedir.  

Anagen Effluvium

Saçların, çeşitli tedavilerde kullanılan ilaç ve yöntemlerden kaynaklanan dökülme durumudur. Herkeste ve her yaşta görülebilen bu dökülmenin en önemli özelliği, saçların incelmeden aşırı dökülüyor olmasıdır.

Alopesi Üniversalis

Alopesi Areata’nin ileri bir evresi olarak tanımlanan Alopesi Üniversalis’te görülen dökülme kişinin saçları, kaşları ve kirpikleri ile sınırlı kalmaz, vücut kılları tamamıyla dökülür. %0.001 oranında ve her yaşta rastlandığı bilinen bu dökülme türünün nedenlerine bakacak olursak; yine çoğu Alopesi hastalığında olduğu gibi, bir otoimmün reaksiyonu olarak kişinin kendi hücrelerine saldırması ve bunun sonucunda da saç foliküllerine zarar vermesi şeklinde açıklanmaktadır.

Artık dünya genelinde en sık karşılaşılan 10 saç dökülmesi tipi hakkında bilgi sahibisiniz. Evet, saçların dökülmesi için bunların dışında da sebepler olabilir. Tüm bunların tedavileri hakkında bilgi ve destek almak için Dr. Serkan Aygin ile iletişime geçebilirsiniz.

Dr. Serkan Aygin Kimdir?

1996 yılından bu yana sadece saç ekimi ve saç tedavileri üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Bu alanda uygulayıcı doktorlardan biridir. Doktorasını yaptığı çift anadalın biri dermatoloji, diğer ise farmakolojidir. Saçlı deri ve saçlı deriye uygulanacak ilaç tedavileri uzmanlık alanıdır.

Halihazırda saç ekimi uygulamaları yapmaktadır. 1990’lı yıllarda başladığı FUT saç ekimi yöntemi sonrasında 2004 yılından sonra FUE saç ekimi tekniği ile çok daha az iz bırakan saç ekim yöntemini kullanmıştır. 2017 yılında yine FUE tekniğinin daha çok daha az iz bırakan, geliştirilmiş yöntemi olan DHI (choi implanter) ile saç ekimi yöntemini de uygulamaktadır.

Dünyanın bir çok ülkesinde 40’tan fazla seminer ve konferansa katılmıştır. Uluslararası dermatoloji derneği üyesidir.

Siz ve sevdiklerinize daha sağlıklı bir yaşam diliyoruz.