70’li yılların sonuna doğru ilk defa uygulanmaya başlanan ve çıktığı dönem büyük ses getiren suni saç ekimi yöntemini bu yazımızda detaylarıyla açıklamaya çalışacağız. Öncelikle şunu bilmek gerekir ki yazımızda bahsedeceğimiz suni saç / bio fiber saç, peruk veya yapay bir saç protezinin kullanılması değildir. Burada saçlar tıpkı bir saç ekimi operasyonundaki gibi tek tek ekilir.

Suni Saç Ekimine Uygun Adaylar

Suni saç ekimi yöntemi, sağlık problemleri olan, ense veya vücudunda yeterince kıl kökü bulunmayan ve bu sebepten dolayı doğal saç ekimi yapılamayan insanlara umut vaat eden alternatif bir tedavi olarak ortaya çıkmıştır. Yapay saç ekimi olarak bilinen bu yöntem günümüzde daha çok bio fiber ifadesi ile anılmaktadır. İnsanlara, saç ekiminin önemli bir alternatifi gibi sunulan suni saç ekimi yöntemi, görülen enfeksiyon, kist oluşumu ve iltihaplanma gibi komplikasyonlar nedeniyle bazı ülkeler tarafından incelemeye alınmıştır. İlk olarak 1983 yılında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından Kuzey Amerika’da yasaklanmıştır. Ardından başka ülkeler de bunu takip etmiştir. Günümüzde ise bazı klinikler bu yöntemi geliştirip kişilerin biyolojik yapısına uyumlu olacak şekilde tasarladıklarını öne sürerek uygulamaya devam etmektedir.

Suni Saç Ekimi Operasyonu

Sentetik, yapay/suni ve bio fiber gibi farklı isimlerle de anılan bu saç ekimi, saç ekilecek bölgeye hastanın kendi saç kökleri kullanılmadan, değişen uzunluklarda ve renklerde hazır olarak gelen suni saç liflerinin ekilmesi işlemidir. Bu uygulama alerji riski taşıdığı için öncesinde hastanın uygunluğunun tespit edilmesi ve gerekli testlerin mutlaka yapılması gerekmektedir. Ardından, vücudun suni saça nasıl tepki göstereceğini anlamak için hastaya en az 1 ay boyunca birer hafta arayla ufak ekim denemeleri gerçekleştirilir. Hasta tolerans testinden geçtiği takdirde ekim yapılabilir. Sentetik saç ekimi poliamid liflerden yapılan saçlarla gerçekleştirilir. Ekim işlemi, lokal anestezi altında bir implanter aracılığıyla yapılır. İmplanter sentetik saçı, saç derisinin yaklaşık 0,3mm altına yerleştirir. Bu açıdan DHI saç ekimine benzemektedir.

DHI saç ekiminde olduğu gibi ekilecek saçların kanalı Implanter vasıtasıyla birer birer açılmış olur. Bio fiber saçlarda, saçın deri altında sabit kalmasını sağlayacak bir düğüm vardır. Ekimden sonra vücut, dikiş kanalını bağlayıcı doku ile kaplamaya çalışırken, suni saçın ucundaki düğümü de kaplar. Bu sayede suni saç kafa derisine güçlü bir şekilde tutunur.

Bio Fiber Saç Ekiminin Komplikasyonları

Suni saç ekimi prosedürlerin ilk uygulanmaya başladığı zamanlardan günümüze kadar geliştirilmiş olmalarına rağmen, değişmeyen ve sorunun ana kaynağını oluşturan bir sorun vardır;

Bu da, vücudun bu saçları yabancı bir madde olarak tanımlamasıdır.

Doğal saç ekiminde, kişinin vücudu dokunun kendisine ait olduğunu görür ve böylece bağışıklık ve reddetme reaksiyonuna neden olmaz. Biyolojik veya yarı biyolojik yapay saçların kullanıldığı ekimlerde önem arz eden bir diğer nokta ise suni saçın ekildiği alanda oluşan dikiş kanalının iyileşememesi ve beraberinde de bu kanalın her zaman açık kalarak, bakteriler ve mikroplar için ideal bir ortam yaratmasıdır. Bu durum vücudun sürekli bağışıklık tepkileri oluşturmasına, iltihap ve kaçınılmaz olarak enfeksiyonun meydana gelmesine neden olmaktadır.

Bazı Diğer Komplikasyonlar

  • Dermal derinin çok ince olduğu yerlere yapılması çok sakıncalı olacağından bu durumdaki hastalara bio fiber saç ekimi yapılamamaktadır. Bu bölgeler şakak ve düşük ön saç çizisi alanları olarak de ifade edilebilir.
  • Deri içinde bariz bir inflamasyonun (iltihaplanma) oluşma riski bulunmaktadır. Bu da estetik açıdan kabul edilemez bir şekilde deride skar oluşumuna ve derinin pürüzsüz görünümünün tamamen kaybolmasına neden olur.
  • Her yıl bu ekilen saçların %15-20 si dökülmektedir. Bu sebeple saçlar doğal saç gibi kalıcı olmaz. Her yıl bir miktar daha ekim yapılması gerekir.
  • Ömrü tüm saçlarda aynı olmamakla birlikte 8-10 yıl arasında olduğu ifade edilmektedir. Tabi ömrünü belirleyici unsurlar vücudunuzun vereceği tepki ile de alakalıdır.
  • Sıcak hava (kuaför, fön yaptırmak), kullanılan kimyasallar (şekillendiriciler) bu yapay saçın kendisine zarar verebileceğinden bakımı önemli derecede zordur.
  • Deri üstünde iltihap benzeri reaksiyon ve sivilceler görülebilmektedir.
  • Vücut, ekilen fiber saçları ilk başta kabul etmiş gibi görünse de sonradan reddetmesi de söz konusu olabilmektedir. Bu durumda bunların çıkarılması gerekir.
  • Vücudun kabul etmediği saç kökleri deride kalıcı hasarlara neden olabilmektedir.
  • Fiber saç ekimi yaptırmış bir kişide deri de bu tip enfeksiyonlar olması durumunda aynı deriye doğal saç ekimi yapılması da mümkün olmamaktadır.

Yapay Saç Ekimi Doğal Saç Gibi Görünür Mü?

Bu yazının başından bu yana en çok merak edilen soru budur diye tahmin ediyoruz. Buna kesin bir dille cevap vermek aslında zor olsa da şunu ifade edebiliriz:

İlk yapıldığında nispeten daha kabul edilebilir bir görüntü sunan bio fiber saç ekimi sonraki zamanlarda bu görünümünü koruyamamaktadır. Bunun sebebi tabi ki doğal bir insan yapısından yapılmamış olmasıdır. Yapay saçlar matlaşmaya bağlı olarak ilk yıldan itibaren bozulma yaşayacaktır. Bu sebeple doğal görünümü korumak için bu saçların yenilenmesi gerekebilmektedir.

Bu durum bütçeyle ilgili gibi gözükse de enfeksiyonel durumlar da devreye girdiğinde, geri dönüşü olmayan sorunlara yol açabilmektedir.

Sonuç:

Sonuç olarak, yapay saç ekimi başka hiç bir alternatifi olmayalar için bir umut olarak gözükse de bu operasyonu yaptıracaklar yukarıda bahsettiğimiz tüm riskleri beraberinde almaktadırlar. Bu yöntemin kalıcı bir alternatif olmadığını söyleyebiliriz.

Saçsızlık sorunu yaşayan insanların bio fiber saç alternatifi dışında umutla bekledikleri bir diğer yöntem ise saç klonlama olabilir. Bu konuyla ilgili makalemizi de okuyabilirsiniz.